Mermer yüzeyde asit konusu, klasik leke konusundan ayrı bir başlıkta ele alınması gereken bir teknik alandır. Tedarik tarafında müşterilerimize verdiğimiz bilgilendirmenin önemli bir kısmı, mermerin asitle ilişkisinin doğru anlatılmasına ayrılır. Çünkü bu ilişki, taşın kalitesinden bağımsız bir kimyasal gerçeğin sonucudur ve doğru anlaşıldığında yıllar boyunca sürpriz yaşanmaz. Üç kuşaklık tedarik deneyimimizde Saraylar (Marmara Adası) ocaklarından gelen Klasik Marmara, Saf Beyaz, Panda, Pijama Ekvator, Dolomit ve Homojen plakaları farklı mekanlara yönlendirirken, asit direnci konusunu projenin en başında konuşmayı bir disiplin haline getirdik. Bu yazıda mermerin asitle ilişkisini, etching kavramını, patina oluşumunu, doğru temizleyici seçimini ve honlanmış cilalı bitiş arasındaki dayanım farklarını paylaşıyoruz.
Konunun kimyasal temeli, mermerin mineral yapısında saklıdır. Mermer, ağırlıklı olarak kalsiyum karbonat içerikli bir taştır. Bu bileşik, asidik ortamda kimyasal reaksiyona girer ve karbondioksit, su ve çözünebilir kalsiyum tuzlarına ayrışır. Reaksiyon yüzeyde mikro ölçekte bir mineral kaybı yaratır, taşın cilalı parlak yüzeyinin küçük bir alanı bozulur ve mat bir iz olarak görünür. Bu izin teknik adı etching, Türkçesiyle kazıma izidir. Etching bir leke değildir. Klasik bir leke gözenek içine yerleşen pigmenttir ve temizleyiciyle çıkarılabilir. Etching ise taşın yüzeyinden ufak bir mineral katmanın asit tarafından çözülmesidir ve temizleyiciyle gitmez, ancak yeniden parlatma ya da honlama ile onarılabilir. Bu temel fark, müşteriye verilen ilk bilgilendirmenin merkezinde yer alır.
Günlük yaşamda asit kaynakları çoğu kullanıcının sandığından daha geniştir. Limon suyu, en yüksek asidik karakterli mutfak içeriklerinden biridir, pH değeri iki civarındadır. Beyaz sirke benzer bir asit seviyesine sahiptir. Portakal, greyfurt, mandalina gibi narenciye meyveleri ve suları da asidik karakter taşır. Domates ve domates bazlı soslar, asit yükü görece düşük olsa da uzun süre yüzeyde kalırsa etching başlatabilir. Bazı meyve suları, özellikle elma ve üzüm suyu, asidik bileşimleri nedeniyle dikkat gerektirir. Kola, gazlı içeceklerin çoğu, ev yapımı turşu suyu, salata sosları, mayonez, ketçap ve benzeri içerikler de asit içerebilir. Banyo ortamında yüz losyonları, parfüm bazlı kozmetikler, asetonlu oje çıkarıcı ve bazı saç bakım ürünleri asidik yapı taşır. Temizlik tarafında ev tipi kireç çözücüler, banyo kireç gidericileri, klor içermeyen agresif yağ çözücülerin bir kısmı da asit kaynağıdır.
Etching izinin görünümü, asidin türüne, miktarına ve yüzeyde kalış süresine göre değişir. Hafif bir etching, cilalı yüzeyde sadece parlaklık azalmasıyla kendini gösterir. Yüzey hala dokunulduğunda düzgündür ama belirli bir açıdan bakıldığında parlaklığın kesintiye uğradığı bir bölge fark edilir. Orta şiddetli etching, mat bir alan olarak belirgin görünür ve çevredeki parlak yüzeyle kontrast oluşturur. Şiddetli etching, dokunulduğunda hissedilen hafif bir çukurluk yaratır ve görsel olarak belirgin bir kazıma izi bırakır. Etching her durumda bir kalıcı yüzey değişikliğidir, temizleme ürünleriyle giderilmez. Onarımı, profesyonel parlatma ekipmanıyla yapılır. Hafif etching, taş tozu ve özel parlatma diskleriyle kademeli olarak yüzeye eşitlenir. Orta ve şiddetli etching, alanın bölgesel olarak yeniden honlanması ve parlatılması ile onarılır.




