Mermer yüzey bitişi, taşın görsel karakterinden çok daha fazlasını belirler. Aynı blok, farklı bitişlerle işlendiğinde tamamen farklı atmosferler kurar. Mimar veya iç mimar bir proje şartnamesini netleştirirken, malzemenin türünden hemen sonra konuştuğumuz konu yüzey bitişidir. Cilalama, honlama, fırçalama, eskitme ve kumlama, doğal taşın işlevsel performansını ve ışıkla ilişkisini doğrudan değiştirir. Üç kuşaklık tedarik deneyimimizde Saraylar (Marmara Adası) ocaklarından gelen Klasik Marmara, Saf Beyaz, Panda, Pijama Ekvator, Dolomit ve Homojen plakaların hangi bitişle hangi mekana gideceğini, çözüm ortağı atölyelerimizle birlikte planlıyoruz.
Cilalı bitiş, mermerin en bilinen ve en parlak yüzey halidir. Yüzeye uygulanan kademeli aşındırma ve parlatma diskleriyle taşın kristal yapısı tamamen ortaya çıkar, ışığı yüksek oranda yansıtan ayna benzeri bir doku oluşur. Klasik Marmara'nın gri damarları cilalı yüzeyde derinlik kazanır, Saf Beyaz cilalı plakada ışığı yumuşak biçimde dağıtır. Cilalı bitişin avantajı sadece görsel değildir, gözenekleri kapanan yüzey leke direncini de artırır. Buna karşılık her küçük çizik daha kolay görünür hale gelir ve günlük temizlikte iz çabuk fark edilir. Otel lobileri, kurumsal giriş holleri, butik rezidans ana salonları, banyo duvar panelleri cilalı bitişin doğal alanlarıdır. Ölçülen parlaklık değeri (gloss) 80 birim ve üzerinde tutulan cilalı yüzeyler, projelerde tutarlı bir referans oluşturur.
Honlanmış bitiş, cilalı yüzeyin son parlatma aşamaları atlanarak elde edilen mat ve düz bir dokudur. Yüzey terazi, taş aynı yüzey kalitesinde işlenmiştir ancak yansıma yerine ışığı emen sakin bir karakteri vardır. Honlama, doğal taşa daha sıcak, daha okunaklı bir hava katar. Damar yapısı yansıma altında kaybolmadan net görünür, dokunulduğunda ipeksi bir his bırakır. Mutfak ada tezgahı, banyo zemini, spa oturma sekisi, restoran masa üstü gibi yoğun dokunulan ve ışığın açıyla yansıdığı alanlarda honlanmış bitiş daha affedicidir. Honlanmış yüzeyde küçük çizikler cilalı yüzeye göre çok daha az belli olur. Buna karşılık gözenekler tam kapanmadığı için asitli sıvılarla temas riski olan alanlarda emperteks koruma daha sık tekrarlanmalıdır. Beş yedi yıl yerine üç beş yılda bir koruma uygulamasının yenilenmesi, taşın leke direncini canlı tutar.
Fırçalı bitiş, honlanmış yüzeyin metal tellerle ya da abrasif fırçalarla taranarak dokulu bir karakter kazandırılmasıdır. Yüzey hafifçe dalgalanır, mat bir tona oturur, dokunulduğunda taşın doğal pürüzünü hissedersiniz. Fırçalı bitiş özellikle dış mekanda, kaymaz yüzey gereken havuz çevrelerinde, teras zeminlerinde ve restoran açık alanlarında tercih edilir. Doğal taşın doğal dokusunu öne çıkardığı için tasarımcılar fırçalı yüzeyi daha samimi ve organik bir his arandığında seçer. Dolomit fırçalı bitişle birleştiğinde hem sertliğin getirdiği dayanım, hem de fırçanın getirdiği kaymaz doku bir arada elde edilir. Bahçe duvarları, peyzaj yürüyüş yolu kenar plakaları, restoran açık avlu zeminleri bu bitişin uygulama alanıdır.




